Lütfen Türkçe Versiyon için Tıklayınız >>>  Please Click for English Version >>>
Ana Sayfa Psikoterapi Hizmetleri Makaleler Çalışanlar Linkler Duyurular İletişim
Alış-veriş Süreci Olarak İlişki
Ana Sayfa > Seçtiğiniz Site Kısmı > 

ALIŞ – VERİŞ SÜRECİ OLARAK İLİŞKİ

 

 

Bilinen anlamı ile alış veriş sürecinde, ne aldığımızı ve ne verdiğimizi biliriz, değilse öğrenebiliriz. Ancak ilişki içinde ise ya bilmeyiz, ya da çaba göstersek de tam olarak hiçbir zaman öğrenemeyiz.

 

Bu durumda ortaya çıkan akıl ve duygu karışıklıklarının üstesinden gelmek için ise; ya çok sıradan, somut, küçüldükçe anlamsızlaşan konulara takılır ya da genelleştirmelerin, genişlemiş anlamsızlıkları içinde yer çekimsiz bocalarız.

 

Arzu, istek ve ihtiyaçlarımızın, değişimsel ve gelişimsel özelliklerinin, günlük ruh halleri içindeki değişkenlikleri de bu karışıklığa eklendiğinde, ancak çatışmalı ilişkiye veya sadece çatışmalarımıza tutunur hale geliriz.

 

Bildiğimiz ve söylediğimiz kadar, bildiğimiz ve söylemediğimiz, söyleyemediğimiz bunun yanında kendimizle ilgili bilemediklerimizin de o ilişkinin içinde, yanında veya söylenenlerin arka planında bulunduklarını, tutulduklarını öngördüğümüzde, bir ilişkinin yolunda gitmesi çok şaşırtıcı bir durum olmaktadır.

 

Normal koşullarda, bütün bu açık-kapalı bilgi özellikleri, ilişki ve diğer kişi yanlısı olduğu için bir sıkıntı vermez. Ancak küçük bir anlaşmazlık ya da çatışmada, bu potansiyel bilgi gücü diğeri için karşı cephe olmaya başladığında, sonu gelmez bir denge zorluğu olan biteviye çatışmalı hakim olacaktır.

 

Bu süreç dışarıdan bir müdahale olmazsa eğer, ilişkiyi ve/veya kişileri bitirinceye kadar hatta sonrasında da, kişilere sormayan bir yıkıcılıkta devam eder.

 

Olası böyle bir duruma düşmemek için, yeni başlayan bir ilişkide tedirgin mütereddit olunursa, bu durum da kendi başına bu alış veriş sürecini sıkıntıya sokacak bir duygu olarak karşımıza çıkacaktır.

 

Olağan bir durumun üstesinden gelemeyen çift, sıkıntılı süreçle karşılaştığında, ilişki kalitesinden ödenmek üzere, repertuarı dahilinde çözümler üretir.

Bu çözümler, yanlış anlaşılma pahasına, diğer kişi ile konuşmak ya da tam aksine belirli konuları konuşmamak veya tümden susmak olabilir.

 

Çözümsüzlükte sancılı hale gelen ilişkide kişiler ya duygu yalıtımına başvurur ya da yansıtma, diğerini kötü bulma veya kızma duygusu ile reaksiyon verir.

Böylece ilişkinin uğraşması gereken durumlar kendi içinde katlanarak artar.

 

Kendiliğinden çözümler dediğimizde duygunun doğal dalgalanmaları, yön değiştirmeleri, sözde ya da davranışta, benzerlik ve mecazlarla farklılaşmayı sağlayarak kişilerin duygu geçişlerinde kolay ve daha sağlıklı akışa yol açabilir.  Bunu yapabilen ilişki iyi ilişkidir.

 

Çatışmalı durum geçmez ise ne olur; kişiler yanlış anlaşılmayı göze alarak, iyi niyetlice mücadeleye girebilir. İlişkilerini ve diğer kişiyi gözden geçirmeye yönelir. Rüyalar görür, farklı çağrışımlara fırsat verir, kendi iç gerçekliğinden yönergeler alabilir ve farklılaşma ile yeniden ilişki ve kişiye varabilir.

 

Bu süreçte moral bozukluğu, galiba en son varmamız gereken nokta olacaktır. Çünkü bizim yapabilirliğimizi, değişebilirliğimizi zora sokacaktır.

 

Sonuçta beklentimizi azaltma ve değiştirmeyi düşünmeye ve bu oranda duygu ayarlarımızı yeniden yapmaya otomatik olarak yöneliriz. Bu durumun alışverişin lehine olması tercihimizdir.

 

Bireysel dinamiklerimiz ve bunların ilişki dinamikleriyle ilişkileri daha sonra konumuz olabilir.

 

 

Email listemize üye olarak, Psikoterapi ile ilgili gelişmeler hakkında bilgi sahibi olabilirsiniz...
Email:
Copyright © 2009 İfti Psikoterapi